Tek Parti Dönemi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tek Parti Dönemi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Mayıs 2015

Takriri Sükûn Kanunu

04.03.1925 tarihinde kabul edilen 578 nolu  Takriri Sükûn Kanunu madde 1 e göre, Memleket içerisinde nizam, huzur ve sükûnu bozanlar İstiklâl mahkemesine veriliyordu.

Takriri Sükûn Kanunu
Kanun no :578 : 
Kabul Tarihi : 04.03.1925
Resmi Gazete Tarihi  : 04.03.1925 

Madde 1 - 

İrticaa ve isyana ve memleketin nizamı içtimaisini ve huzur ve sükûnunu ve emniyet ve asayişini ihlâle bâis bilûmum teşkilât ve tahrika ve teşvikat ve teşebbüsat ve neşriyatı Hükümet, Reisicumhurun tasdikiyle, re'sen ve idareten men'e mezundur.

îşbu efal erbabını Hükümet İstiklâl mahkemesine tevdi edebilir. [1]

Bu kanun, yaklaşık iki sene sonra uzatılmıştır., 2 Mart 1927 tarihinde Kanun lâyihasının Meclis'teki müzakereleri sırasında Başvekil İsmet Paşa söz almıştır. Bu konuşmasında İsmet Paşa, en önemli tehlikenin aslında Şeyh Sait isyanı ile ortaya çıkan fiili hareket olmadığını, asıl tehlikenin "memleketin umumî hayatında hâsıl olan karışıklık ve kararsızlık" olduğunu söylemiştir.[2]


  [1] Takriri Sükûn Kanunu
Resmi Gazete : 04.03.1925 

 [1] Takriri Sükûn Kanunu 

 [1] T.B.M.M Zabıt Ceridesi 
2. Dönem 15. Cilt 69. Birleşim - Sayfa 131


[2] T.B.M.M Zabıt Ceridesi 
2. Dönem 30. Cilt 39. Birleşim - Sayfa 6
02.03.1927

[2] T.B.M.M Zabıt Ceridesi 
2. Dönem 30. Cilt 39. Birleşim - Sayfa 7
02.03.1927



Kaynaklar:
[1]Resmi Gazete,  Takriri Sükûn Kanunu, 04.03.1925 
[2]T.B.M.M Zabıt Ceridesi, 2. Dönem 30. Cilt 39. Birleşim - Sayfa 6,7


İlgili Bölüm:



8 Mart 2015

Yeni askerî üniformalar 1933


Yeni askerî üniformalar
Askeri üniformaların değiştirilmesi hakkında tetkikaka devam edilmektedir. Yeni üniformalar İngiliz  askerî kıyafetine benzemektedir.[1]


Kaynaklar:
[1] Cumhuriyet Gazetesi 26 Kânunusani 1933



Hilmi Kemal



5 Ocak 2015

Lâik hıristiyanlar Halkevinde toplandılar 1935

15.07.1935 Zaman Gazetesinden:

Lâik hıristiyanlar dün toplandılar.''Lâf ve kuru sözün artık zamanı geçmiştir.''
Lâik Türk hıristiyanlar birliği dün saat 14 te Halkevi konferans salonunda bir toplantı yapmıltır. Bu toplantıda idare heyetinin davet ettiği mütevelli ve mektep direktörleri, öğretmenler, doktor ve tecimerler ve daha bir çok sanat erbabı vatandaşlar hazır bulunmuşlardır.

Birlik yönetim kurulu başkanı Davit Savul Yılmaz evvela davete icabet ettikleri için teşekkür etmiş ve toplantının maksadını izah ettikten sonra demiştir ki:

- Amacımız Türk Teşkilat-ı esasiye konununun ahkâmına göre tam bir Türk vatandaşı yetiştirmektir. Biz Türk'ler yalnız kanun bağı ile bağlı vatandaşlar olmak istemiyoruz. 

Hıristiyan azâlarımızın dini akıdeleri ile alâkadar değiliz. Her fertten beklediğimiz her şeyden önce bize lâzım olan Türk'lüğü kendisine şeref bilmek, bu duygu ile müteassis bulunmak ve bu uğurda samimiyet ve ciddiyetini isbat etmek için birlikte maddeten ve manen çalışmaktır...[1]



Kaynaklar:
[1]Zaman Gazetesi 15.07.1935



İlgili bölüm:
Mason Locaları neden kapanmıştı?Bunun yerini CHP'mi aldı?
Chp'nin Ankara'da yaptığı arsa spekülâsyonu
İstasyon binalarını işgal eden CHP ocakları



Hilmi Kemal



13 Aralık 2014

Binlerce çocuk açlıktan ölürken CHP ne ile meşguldü

1929 yılına ait Cumhuriyet gazetesinden:

Bir sene zarfında İstanbul'da 3359 çocuk açlıktan ölmüştür. Bu umumi vefiyat yekûnunun dörtte biridir. Bu ölümlerin en başlı sebeblerinden biride gıdasızlıktır. İstanbul'un ilk mekteplerinde okuyan 6000 Türk yavrusu gıdasızdır, açtır. Bu yavrulara yardım için daha tereddüt edecekmiyiz?  Toklar aç yavruların halinden hâlâ anlamıyacak mı?[1]

[1]Cumhuriyet gazetesi 24 Kânunusani 1929


Binlerce çocuk açlıktan ölürken CHP ne ile meşguldü:

1930 yılı Akşam Gazetesinden:

İzmirdeki heykel 800 bin lirete sipariş edildi

Belediye Atatürk heykellerinin inşasını ufak tefek tadilat ile kabul etmişti.Ücret olrak 800.000 liret (takriben 90 bin lira) tespit olunmuştur.

Kanonikanın İtalya'da yapacağı modeli görmek üzere buradan  Romaya bir heyet gidecektir.

Heyet teşrinievelde İzmir'e gelmiş bulunacaktır. Heykelin naklize ve rekzi masrafı Kanonika'ya gümrüğü belediyeye aittir.

Heykelin Gazi Bulvarına konulmasından vaz geçilmiş ve pasaportta Gazi Meydanına rekzi takarrür etmiştir.[2]



[2]Akşam Gazetesi 28.03.1930


1930 yılı Akşam Gazetesinden:

Bura C. Halk fırkası 1930 yılında Rize'de bedelini kereste vermek sureti ile İtalya'dan Atatürk heykeli getirmek için teşebbüste bulunmuştur.[3]

[3]Akşam Gazetesi 14.06.1930


1935 yılı zaman Gazetesinden:
Tokat'ta Atatürk heykelinin açılmasına dair tafsilat:
Tokat'ta geçen Cum-a açılan Atatürk heykeli [Heykelin önünde duranlardan 1 işaretli General Abdullah, 2 işaretli Vali Bay Recai, 3 işaretli de Sivas saylavlarından bayan Sabiha'dır.[4]

[4]Zaman Gazetesi 13.02.1935


Kaynaklar
[1]Cumhuriyet gazetesi 24 Kânunusani 1929
[2]Akşam Gazetesi 28.03.1930
[3]Akşam Gazetesi 14.06.1930
[4]Zaman Gazetesi 13.02.1935


Hilmi Kemal



Tokat'ta Atatürk heykelinin açılışı 1935

1935 yılı zaman Gazetesinden:
Tokat'ta Atatürk heykelinin açılmasına dair tafsilat:
Tokat'ta geçen Cum-a açılan Atatürk heykeli [Heykelin önünde duranlardan 1 işaretli General Abdullah, 2 işaretli Vali Bay Recai, 3 işaretli de Sivas saylavlarından bayan Sabiha'dır.[1]

[1]Zaman Gazetesi 13.02.1935

Kaynaklar:
[1]Zaman Gazetesi 13.02.1935


Hilmi Kemal



İşgalcilerin dili serbest Atalarımızın harfleri ''Osmanlıca'' yasak

''Harf İnkilabı''  ve  ''Arapça ezan veya kamet okuyanların üç aya kadar hafif hapis veya on liradan iki yüz liraya kadar hafif para cezasile cezalandırılacağına dair kanun'' başlıklı yazımızda, Harf İnkilabı ve Arapça ezan okuyanlar hakkında bilgi vermiştim. Kısaca özetliyelim:

1 Kasım 1928 tarihinde 1353 numaralı kanun ile Osmanlı Alfabesi'nin yerine, Latin Alfabesi'nin Türkçeye uyarlanmış bir biçimi kabul edilir. Arap Harfleri ile Tedrisat Yapmak İçin Gizli veya Alenî Dershane Açanlar için, 23.12.1931 tarihinde kabul edilen kararnamede, Arap Harfleri ile Tedrisat Yapmak İçin Gizli veya Alenî Dershane Açanlar için bir aya kadar hafif hapis ve elli liraya kadar hafif para cezası uygulanır.[1]

02.06.1941 tarihinde kabul edilen 4055 sayılı kanunla Türk Ceza Kanunu'nun 526. maddesine bir fıkra eklenmiştir. Değişikliğe göre, Arapça ezan okuyanlar ve kamet getirenler, üç aya kadar hapsedilecek veya 10 liradan 200 liraya kadar para cezası ödeyeceklerdi.[2]

***********

2 Kânunuevvel 1931 tarihli Akşam gazetesinden:
Lisan dersleri mekteplerde senelerce tahsil olunamayan ecnebi lisanları pak zaman zarfında öğretilir.[3]

[3]Akşam 2 Kânunuevvel 1931 


6 Nisan 1929 tarihli Cumhuriyet gazetesinden:
Her lisan için hususî ve umumi dersler Türkçe, İngilizce, Almanca, İtalyanca vesaire ve saire...[4]

[4]Cumhuriyet 6 Nisan 1929


16 İlkkânun 1935 tarihli Ulus gazetesinden:
Halkevinde:
Lisan kursları Halkevinin Almanca, Fransızca, ingilizce, Rusça lisan kurslarında çok yakında derslere başlanılacaktır. Kurslara bu lisanları biraz bilenler kaydedilmekterdir. [5]

[5]Ulus 16 İlkkânun 1935


28 Temmuz 1936 tarihli Ulus gazetesinden:
Lisan derslerinde ikmale kalan talebeden halkevinde açılacak İngilizce ve Fransızca hazırlama kurslarına kaydolmak isteyenlerin hergün saat 18-19 arasında halkevinde ingilizce öğretmeni B. Lütfullah'ı görmeleri.[6]

[6]Ulus 28 Temmuz 1936


13 Şubat 1935 tarihli Zaman gazetesinden:
Üniversitede Ecnebi dil dersleri devam edecek bütün fakülteler son sınıf talebelerinin birinci sömestr nihayetine kadar ecnebi lisan derslerine ve...[7]

[7]Zaman 13 Şubat 1935


Kemal Atatürk savaşdığımız işgalci Devlet'lerin dillerini serbest bırakıyor iken bizim için savaşmış Atalarımızın ''Osmanlıca'' harflerini yasaklatıyor. 

Bunun adınada Vatan kurtarma deniliyor.

Kemal Atatürk neden savaşmıştı?

Savaştığımız Ülkelerin kılık ve kıyafetini almak için mi?
Sarığı yasaklatıp zorla şapka giydirmek için mi?
İslam kanununu yasaklatıp Batılıların kanunu için mi?
ve daha niceleri.


Kaynaklar:
[3]Akşam Gazetesi 2 Kânunuevvel 1931 
[4]Cumhuriyet Gazetesi  6 Nisan 1929
[5]Ulus Gazetesi  16 İlkkânun 1935
[6]Ulus Gazetesi  28 Temmuz 1936
[7]Zaman Gazetesi 13 Şubat 1935



İlgili Bölüm:



Hilmi Kemal



7 Aralık 2014

Harf İnkilabı

1 mart 1926 tarihinde 765 numaralı Türk Ceza Kanunu kabul edilir.[1]

Türk Ceza Kanununu madde 526: Her kim, salahiyettar merciden kanun ve usul dairesinde verilmiş bir emre itaatsizlik eder veyahut ammenin istirahat ve selameti veya madelat mulahazası namına merciinden kanun dairesinde ittihaz edilmiş bir tedbire riayet etmezse bir aya kadar hafif hapse ve elli liraya kadar hafif cezayı nakdiye mahkum olur.[2]


[1]Resmi Gazete, Türk Ceza Kanunu,13.03.1926

[2]Resmi Gazete, Türk Ceza Kanunu,13.03.1926, madde 526


1 Kasım 1928 tarihinde 1353 numaralı kanun kabul edilir. Kanun"un kabul edilmesi ve yeni alfabenin yerleştirilmesi sürecine genel olarak geçilir. Bu yasayla o güne kadar kullanılan Osmanlı Alfabesi'nin yerine, Latin Alfabesi'nin Türkçeye uyarlanmış bir biçimi kabul edilir.[3]

[3]Resmi Gazete 03.11.1928

[3]Resmi Gazete, 03.11.1928, 1353 numaralı kanun

[3]Resmi Gazete, 03.11.1928, 1353 numaralı kanun


Arap Harfleri ile Tedrisat Yapmak İçin Gizli veya Alenî Dershane Açanlar için, Maarif Vekâleti 21.7.1931 tarihinde ve 1750 numaralı tezkeresi ile yapılan teklif verir. Bu teklif 23.12.1931 tarihinde kabul edilir.[4] Verilen bu teklifde Arap Harfleri ile Tedrisat Yapmak İçin Gizli veya Alenî Dershane Açanlar için, ceza uygulayıcı madde vardır. (Bir aya kadar hafif hapis ve elli liraya kadar hafif para cezası) 

12073 nolu kararname:

Madde 1 — Türk harflerinin kabul ve tatbıkına dair olan1 teşrinisani 1928 tarih ve 1353 numaralı kanunun 9 uncumaddesi hilâfına olarak arap harflerile tedrisat yapmak içingizli veya alenî dershane açanlar ve bu dershanelerde tedrisâttabulunanlar 1 mart 1926 tarih ve 765 numaralı Türk Cez a Kanununun 526 ncı maddesi mucibince tecziye olunacaklardır. 

''12073 nolu kararnamede geçen 765 numaralı Türk Cez a Kanununun 526 ncı maddesi dipnot [1] ve [2] 'de verilmiştir.''

Türk Ceza Kanununu madde 526: Her kim, salahiyettar merciden kanun ve usul dairesinde verilmiş bir emre itaatsizlik eder veyahut ammenin istirahat ve selameti veya madelat mulahazası namına merciinden kanun dairesinde ittihaz edilmiş bir tedbire riayet etmezse bir aya kadar hafif hapse ve elli liraya kadar hafif cezayı nakdiye mahkum olur.

[4]Resmi Gazete, 04.01.1932

[4]Resmi Gazete, 04.01.1932, kararname 12073


1936 yılına ait Cumhuriyet gazetesinden:

Eski evrak imha edilecek.

1935 yılında bir kanun çıkar ve evrak imhası kararlaştırılır.Bir komisyon teşkil edilir.Heyet  926 senesine kadar biriktirilmiş Devlet'e ait evrak listesini hazırlar.İmhasına karar verilen evrak ya burada yakılacak ve yahut hamur haline konulması için İzmit kağıt fabrikasına gönderilecektir.[5]

1936 yılına ait Cumhuriyet gazetesi


4.11.2004 tarihinde kabul edilen 5252 kanun nolu Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun ile,  765 sayılı Türk Ceza Kanunu bütün ek ve değişiklikleri ile birlikte yürürlükten kaldırılır.[6]

4.11.2004 tarihli 5252  nolu kanun madde 12/b:
1.3.1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanunu bütün ek ve değişiklikleri ile birlikte,Yürürlükten kaldırılmıştır.


Kaynaklar:
[1]Resmi Gazete, 13.03.1926
[2]Resmi Gazete, Türk Ceza Kanunu, madde 526
[3]Resmi Gazete 03.11.1928
[4]Resmi Gazete, 04.01.1932
[5]Cumhuriyet gazetesi,13 Haziran 1936,sayfa 2
[6]Resmi Gazete 13.11.2004





Hilmi Kemal



6 Ekim 2014

Süleymaniye Cami-i'nde okunan Türkce Kur-an'ı Kerim [05.02.1932]


3 Şubat 1932 tarihinde Ayasofya'da Türkçe mevlit,Türkçe Kur-an'ı Kerim,Türkçe Tekbir okundu.[1]

4 Şubat 1932 de Osmanağa Cami-i'nde ,Türkçe Kur-an'ı Kerim okundu.Evvela Hafız Yaşar Bey  Müzemmil süresinin Arapça ve Türkçe'sini okudu.Hafız Yaşar Bey Türkçe'sini okurken muhtelif makamlarda dolaştı ve halkı coşturdu.Bundan sonra Hafız Burhan Bey Zemir Süresini,(Zümer Süresi) Hafız Enver Bey Bakara Süresini Hafız Rıza Beyde yine Zemir Süresinin (Zümer Süresi) mütebaki aksamını okudular.Her sürenin arkasından hafızlar hep bir ağızdan Türkce Tekbir getiriyorlardı.

Bugün (05.02.1932) Cum-a namazından sonra Süleymaniye Cami-i'nde Hafız Kemal B. Türkce Kur-an'ı Kerim okuyacaktır.Şehrin muhtelif Cami-i'lerinde Türkce Kur-an'ı Kerim tilavet edecekler

Kadir gecesinde (03.02.1932) Şebinkarahisar'da Türce Kur-an'ı Kerim okundu.Balıkesir Büyük Cami-i'nde Türce Kur-an'ı Kerim(05.02.1932)'de okundu.Manisa'da Muradiye Cami-i'nde Orta mektep muallimi Osman Bey tarafından ilk defa Türkce Kur-an'ı Kerim 04.02.1932'de okundu.Trabzon'da ilk Türce Kur-an'ı Kerim Hafız Ferhat Efendi tarafından Çarşı Cami-i'nde okundu.[2]

Süleymaniye Cami-i'nde 20bin kişi vardı.5bin kişi de dışarıda bekliyordu.iç ve dış Ezan'lar okunduktan sonra Hafız Sadrettin Bey Mimber'e çıkmış ve:

-Ey Cemaat 
başlangıcı ile Hutbe'sini okumuştur.Hutbe arasında geçen bütün dualar Türkce okundu.Hutbe bitince Namaz kılınmış,Namaz'dan sonra tekrar Türkce Tekbir alınmış.Yine Sadrettin Bey bir süreyi Türkçe okumuştur.Ayasofya'da yapılan Dini merasim uzak Vilayet'lerde radyo ile dinlendi.Rize'de 05 .02.1932 de öğle ve ikindi Ezan'ları Türçe okundu.


Edremi'te Bayramyeri Cami-i'nde Türkce Kur-an'ı Kerim, Ezan Mevlit ve Hutbe.Konya'da Şerafettin Cami-i'nde Türkce Kur-an'ı Kerim okundu.[3]

1932 yılı Ramazan Bayramı'nda Cami-i'lerde Bayram Namazında Hutbe ve Tekbir Türkce getirildi.[4]


Resmi Büyültmek için
Resmi Büyültmek için






































Kaynaklar:
[1]Akşam Gazetesi 04.02.1932
[2]Akşam Gazetesi 05.02.1932
[3]Akşam Gazetesi 06.02.1932
[4]Akşam Gazetesi 10.02.1932


Hilmi Kemal


Alıntılarda http://gercektarihinsayfasi.blogspot.com.tr/ olarak kaynak belirtiniz


İlgili Bölüm:



29 Eylül 2014

Tek Parti Döneminde Dîn'in Tanımı

Din:1-İnsanların Tanrıya inanış ve bağlanışları.Din ve dünya işleri ayrıdır.2-Bu konuda tutulan yollardan biri.Müslüman dini. Hristiyan dini.3-İnanılıp çok bağlanılan fikir veya ülkü.

Kemalizm Türk'ün Dinidir.Dini bir uğruna, Müslüman davası uğruna, Dini bütün, din ahlakına fazla bağlı.[1]

Kemalcilik:Türkiye Devletinin temel yasasının ve Türk yurtseverlerinin siyasal inanını meydanna getiren altı ilkelerinin topu. Altı okla simgelenen bu ilkeler şunlardır: Cumhuriyetçilik, Milliyetçilik, Halkçılık, Devletçilik, Layiklik ve İnkılapçılık.

Kemalizm:Kemalcilik [2]
[Türkün dini]:[altı ok]

Türkce sözlük çalışmalarına 1939 yılında başlanmıştır.[3]

Kaynaklar:
[1]Türk Dil Kurumu Türkce sözlük.Cumhuriyet Basımevi.İstanbul 1945 sayfa 153
[2]Türk Dil Kurumu Türkce sözlük.Cumhuriyet Basımevi.İstanbul 1945 sayfa 333
[3]Türk Dil Kurumu Türkce sözlük.Cumhuriyet Basımevi.İstanbul 1945 sayfa vııı













Ahsarla