Türkçe Kur'an etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Türkçe Kur'an etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ekim 2014

Süleymaniye Cami-i'nde okunan Türkce Kur-an'ı Kerim [05.02.1932]


3 Şubat 1932 tarihinde Ayasofya'da Türkçe mevlit,Türkçe Kur-an'ı Kerim,Türkçe Tekbir okundu.[1]

4 Şubat 1932 de Osmanağa Cami-i'nde ,Türkçe Kur-an'ı Kerim okundu.Evvela Hafız Yaşar Bey  Müzemmil süresinin Arapça ve Türkçe'sini okudu.Hafız Yaşar Bey Türkçe'sini okurken muhtelif makamlarda dolaştı ve halkı coşturdu.Bundan sonra Hafız Burhan Bey Zemir Süresini,(Zümer Süresi) Hafız Enver Bey Bakara Süresini Hafız Rıza Beyde yine Zemir Süresinin (Zümer Süresi) mütebaki aksamını okudular.Her sürenin arkasından hafızlar hep bir ağızdan Türkce Tekbir getiriyorlardı.

Bugün (05.02.1932) Cum-a namazından sonra Süleymaniye Cami-i'nde Hafız Kemal B. Türkce Kur-an'ı Kerim okuyacaktır.Şehrin muhtelif Cami-i'lerinde Türkce Kur-an'ı Kerim tilavet edecekler

Kadir gecesinde (03.02.1932) Şebinkarahisar'da Türce Kur-an'ı Kerim okundu.Balıkesir Büyük Cami-i'nde Türce Kur-an'ı Kerim(05.02.1932)'de okundu.Manisa'da Muradiye Cami-i'nde Orta mektep muallimi Osman Bey tarafından ilk defa Türkce Kur-an'ı Kerim 04.02.1932'de okundu.Trabzon'da ilk Türce Kur-an'ı Kerim Hafız Ferhat Efendi tarafından Çarşı Cami-i'nde okundu.[2]

Süleymaniye Cami-i'nde 20bin kişi vardı.5bin kişi de dışarıda bekliyordu.iç ve dış Ezan'lar okunduktan sonra Hafız Sadrettin Bey Mimber'e çıkmış ve:

-Ey Cemaat 
başlangıcı ile Hutbe'sini okumuştur.Hutbe arasında geçen bütün dualar Türkce okundu.Hutbe bitince Namaz kılınmış,Namaz'dan sonra tekrar Türkce Tekbir alınmış.Yine Sadrettin Bey bir süreyi Türkçe okumuştur.Ayasofya'da yapılan Dini merasim uzak Vilayet'lerde radyo ile dinlendi.Rize'de 05 .02.1932 de öğle ve ikindi Ezan'ları Türçe okundu.


Edremi'te Bayramyeri Cami-i'nde Türkce Kur-an'ı Kerim, Ezan Mevlit ve Hutbe.Konya'da Şerafettin Cami-i'nde Türkce Kur-an'ı Kerim okundu.[3]

1932 yılı Ramazan Bayramı'nda Cami-i'lerde Bayram Namazında Hutbe ve Tekbir Türkce getirildi.[4]


Resmi Büyültmek için
Resmi Büyültmek için






































Kaynaklar:
[1]Akşam Gazetesi 04.02.1932
[2]Akşam Gazetesi 05.02.1932
[3]Akşam Gazetesi 06.02.1932
[4]Akşam Gazetesi 10.02.1932


Hilmi Kemal


Alıntılarda http://gercektarihinsayfasi.blogspot.com.tr/ olarak kaynak belirtiniz


İlgili Bölüm:



1 Ekim 2014

Ayasofya Cami-i'nde okunan Türkçe Kur-an'ı Kerim, Tekbir ve Kamet [03.02.1932]



Ezan'ın Türkçe'ye çevrilmesinde Atatürk bizzat çalışmıştı.[1]Kadir gecesine denk gelen 3 Şubat 1932 tarihinde Ayasofya'da önce mevlit sonra da Türkçe Kur-an'ı Kerim okundu.Ayasofya Cami-i'nde, Türkçe Kur-an'ı Kerim'in yanı sıra bir ilke daha imza atıldı ve ilk Türkçe tekbir okundu.[2]

Bu program Atatürk'ün emriyle radyodan da canlı olarak yayınlandı ve kendisi de programı radyodan dinledi. 

Ertesi gün Cumhuriyet gazetesinde, Türkçeleştirmenin halk tarafından hüsn-ü kabul' gördüğü ve büyük bir coşkuyla bunu uyguladığı vurgulanıyordu: 

"Dün gece Ayasofya Cami-i'nde toplanan elli bine yakın kadın, erkek, Türk Müslümanlar, on üç asırdan beri ilk defa olarak Tanrılarına kendi lisanları ile ibadet ettiler. Kalplerinden, vicdanlarından kopan en samimi, en sıcak muhabbet ve an'aneleriyle Tanrılarından mağfiret dilediler. Ulu Tanrı'm ulu adını, semalar titreten vecd ve huşu ile dolu olarak tekbir ederken her ağızdan çıkan tek ses vardı. Bu ses Türk dünyasının Tanrısına kendi bilgisi ile taptığını anlatıyordu. Teravih biter bitmez caminin içinde emsali görülmemiş bir uğultu başladı. Bu, ne bir nehir uğultusuna, ne bir gök gürlemesine, ne de başka bir şeye benzemiyordu. Herkes ellerini semaya kaldırmış dua ediyordu. Bu uğultu bir kaç dakika devam etti. Müteakiben 30 güzel sesli hafız hep bir ağızdan tekbir almaya başladılar: 

Tanrı uludur, Tanrı uludur
Tanrıdan başka Tanrı yoktur
Tanrı uludur, Tanrı uludur
 Hamd ona mahsustur."[3]

Bayramdan sonra Ankara'da Cami-i'lerde Türkce Kur-an'ı Kerim okunması için hazırlık yapılmaya başlandı.Yarın ilk Türkçe Ezan ve Yasin Süresi Ulu Cami-i'de Mühendis Refi bey tarafından okunacaktır.[4]




Kaynaklar:
[2]Akşam Gazetesi 04.02.1932
[3]Cumhuriyet Gazetesi 4.2.1932 Ayrıca bkz. Osman Nuri Ergin, Türk Maarif Tarihi, Cilt: 5, İstanbul,1977, s. 1958.
[4]Akşam Gazetesi  03.02.1932


Hilmi Kemal


Alıntılarda http://gercektarihinsayfasi.blogspot.com.tr/ olarak kaynak belirtiniz


İlgili Bölüm:
Süleymaniye Cami-i'nde okunan Türkce Kur-an'ı Kerim [05.02.1932]


30 Ağustos 2014

Ezan Okumanın Yasak Olduğu Yıllarda Yaşananlar


Kur'an ve Ezan’ın Yasaklanması Ezan Okumanın ve Kuran-ı Kerim bulundurmanın en büyük suç olduğu dönemde yaşananlar.

“8 yaşında hafızlığa başladım. Sık sık ev basılıyor, Kuran-ı Kerim bulundurmak en büyük suç.Bir elif cüzü bulunduysa vay haline! Korkudan evde ders çalışamadım. Fındık bahçesinde bana bir yer yaptılar.Orada Kur’an’a çalışıyorum. Bir baktım, bir onbaşı ve iki jandarma beni bulmuşlar. 

“Çabuk git babanı çağır” dediler. 

Gittim, babamı getirdim. Onbaşı babamı sakalından tuttu, elimdeki Kuran’ı aldı. Babamın kafasına kafasına vurarak

“Ulan bu çocuğa ne okutuyorsun”
Rahmetli gömleğini yırttı ve dedi ki:

 ‘Oğlum, Deli Halid Paşa’nın emir subaylığını, tabur komutanlığını yapmış adamım. Birinci Dünya Savaşı’na, İstiklal Harbine katıldım ki, bu memleketi kurtarayım da şu Kitabımı rahat rahat okuyayım diye. Keşke bu harplere girmeseydim de şimdi Kuran’ıma, dinime küfreden Bulgar (...) deyip kendime teselli verirdim.” Alıp götürdüler babamı…”

Cemal GÜNCAL




8 Haziran 2014

Türkce Ezan okunurken neden ''Haydin kurtuluşa'' yerine ''Haydin Felaha'' diye okundu?

Cumhuriyet gazetesinin 18.06.1950 tarihine ait Ezan'ın Arapça okunacağına dair haber

Ezan'ın Türkçe'ye çevrilmesi ve Arapça ezan okuyanlara üç aya kadar hapis cezası:

Türkce Ezan,hutbe,kamet ilk olarak 1932 yılında okunmuştu.Falih Rıfkı Atay Ezanın ve tekbirin Türkçe'ye çevrilmesinde Atanın bizzat çalıştığını bilirim.Atatürk sağ kalsaydı çoktan Kur'an-ı da Türkçe okutacaktı[1] diyordu.

Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ve Başbakan Refik Saydam olduğu CHP döneminde,02.06.1941 tarihinde kabul edilen 4055 sayılı kanunla Türk Ceza Kanunu'nun 526. maddesine bir fıkra eklenmiştir. Değişikliğe göre, Arapça ezan okuyanlar ve kamet getirenler, üç aya kadar hapsedilecek veya 10 liradan 200 liraya kadar para cezası ödeyeceklerdi.[2]

Ezan'ın aslına dönmesi:

Merhum Adnan Menderes zamanında 16.06.1950'de Mecliste bir karar alınır.[3]Kararda Türkce Ezan okuma yasağının kaldırılacağına dair kanun çıkar.[4]Ezan 18 yıl süren hasretten sonra aslına ''Muhammedî'' kimliğine kavuşur.

CHP döneminde Türkçe'ye çevrilen Ezan'ı güya herkez Ezan'ın manasını anlıyacaktı.Anlıcayacaktı anlamasına ancak Ezan tamamiyle Türkçe'ye çevirilmemişti.Türkce Ezan içinde geçen ''Felah''kelimesine dokunulmamıştı.O kısmı ''haydin Felaha''olarak bırakılmıştı.[5]Acaba neden bu kısım ''Haydin Felaha'' olarak okunuyordu?Amaç neydi?

Felah ne demektir?

''Felah'' Türkçe karşılığı ''Kurtuluş'' manasındaydı.Yani Türkce Ezan karşılığı ''Haydin kurtuluşa'' diye okunacaktı.Ancak ''Haydin Felah'a'' diye okunuyordu.

CHP'nin amacı neydi?

Allah(C.C.)'ın isimleri arasında Tanrı ismi yok iken ''Tanrı uludur'' diye Ezan Türkçe 'ye çevirilmiş iken ''Haydin kurtuluşa'' neden ''Haydin Felah'a'' diye okunuyordu?

Düşününki bir Hoca günde beş defa ''Haydin kurtuluşa'' diye Minareden Ezan okuyor.

Sonuç olarak CHP'nin amacı Müslüman'lara Namaz'ı bir kurtuluş olarak göstermek istemiyordu diyebilirmiyiz? 

kaynaklar:
[3]T.B.M.M. TUTANAK DERGİSİ 16.06.1950
[4]Resmi gazete:17.06.1950
[5]1932 yılında Fatih Camii'nde okunan ilk Türkçe Ezan kaydı.Kendi Sesinden Hafız Sadettin Kaynak adlı 1993 yapımı plak.

Hilmi Kemal


10 Mayıs 2014

Falih Rıfkı Atay:''Ezan'ın Türkçe'ye çevrilmesinde Atatürk bizzat çalışmıştı.''

Falih Rıfkı Atay:

Türçe Ezan bir din değil bir kültür işidir.Atatürk ve onunla bir düşünen inkilapçılar millileşme ve garplılaşma hareketinin ilk muvaffak olma şartını dilde ve kafada Türk milletini Arap kültüründen uzaklaştırmada aramışlardır.Latin yazısını almak,dili millileştirmek ne ise Ezanı Türçe'leştirmek de odur.

Kendi devrinde Ezan'ın Arapça yerine Türkçe okunuşu ile Atatürk'ün ilgilenmediğini söylemek bizim gibi 15 yıl onun yanında bulunmuş olanları değil,o zamanı hiç bilmeyen vatandaşları bile kandıramaz.Kaldıki ben,ezanın ve tekbirin Türkçe'ye çevrilmesinde Atanın bizzat çalıştığını bilirim.Atatürk sağ kalsaydı çoktan Kur'anı da türkçe okutacaktı.Bu işi önceleri bir metin meselesi sonrada din çalışmalarının bitmemiş olması geciktirmiştir.Tarihi doğru öğrenmek isteyenler için hakikat budur.[1]



kaynaklar:
[1]Cumhuriyet gazetesi, Falih Rıfkı Atay, 08.02.1949, sayfa:1,3


Hilmi Kemal



Ahsarla